Periton (karın zar) kanseri

Önemli istatistikler

Periton kanseri (PK) şimdilere kadar oldukça nadir olarak rastlanılan bir tür olarak kabul edilirdi. Bu durum özellik arzeden Mezotelioma veya Pseudomiksoma Peritonei gibi hastalıklar için doğrudur. Fakat günümüzde Over (kadında yumurtalıklar), kolon, mide, pankreas kanseri olan 0nlarca hatta binlerce hastada her yıl ortaya çıkmaktadır. Malign Mezoteliom aveya Pseudomiksoma Peritonei hastalığı yılda 1-2/1milyon kişiyi etkilese bile Kolon kanseri olan hastaların %10-15 inde , mide kanseri olan hastaların ise ortalama %30unda peritona yayılmış kanser hastalığı ile karşılaşılmaktadır.


Nasıl Bir hastalık; – karın içerisinde tüm barsaklar ve diğer organların etrafını tamamen saran ve tek hücrelerin oluşturduğu ince kat bir film tabakasıyla çevrilidir. Bu ince yapı kanser hücreleri tarafından kaplanır. Üç farklı kaynaktan gelişebilir; 1) Periton zarını oluşturan mesotel hücrelerinin malign dönüşümü sonrasında meydana gelen ve nadir görülen tipi Malign Mezoteliomadır. 2)Diğer nadir rastlanan tipi ise karın içerisinde müsin üreten bit organın sıklıkla appendikstir, malign hastalığı ile meydana gelen Pseudomiksoma Peritonei dir ki bu hastalık ta nadir rastlanır. 3)Dieğr kaynak ise karın içerisinde bulunan organlar (Mide, Kolon, Overler, Pankreas vs.) dir. bunların malign hastalıklarından karın içerisine serbestleşen, kana damarları yolu ile peritona ulaşan veya komşuluk yolu ile peritona geçen yollar ile sıklıkla diyafragma, barsakların üzeri ve omentumda toplanarak 2-5 mm ebadında nodüller meydana getirirler. Bunlar ileri safhalarda daha büyür ve etraf organlara ve barsak geçişine engel olurlar.  


Bulgular; Sıklıkla son zamana kadar bulgu vermeyebilir veya tesadüfen bir ameliyat sırasında yada bir tetkik sırasında karşılaşılabilirler. Fakat asıl olarak periton yüzeyinde bulunan bu küçük nodüller giderek büyür ve önce yukarıda da bildirildiği gibi barsak geçişine engel olurlar. hastada bulantı, gerginlik hissi, kusma, gaz çıkarma ,ve dışkılamada zorluk kilo kaybı, karın ağrısı ve yorgunluk belirtileri ortaya çıkar.Önemli bulguldrdan birisi de karın içerisinde sıvı benzeri bir mayinin toplanmasıdır. Buna Malign Ascite denilir. bu durum Pseudomiksoma Peritonei hastalığında özellik gösterir ve jelöz karakterde olur. Bu duruma ise "Jelly-Belly" denilir. Ascite olan hastanın karın şişliği, gerginlik ev nefes almada zorluk yakınmları vardır. Son olarak gaz ve gaiata çıkışının durması tam iştehsızlık ve karında şişliğin artması barsak geçişinin tam olarak kapandığını gösterir ki bu durum hasta kondüsyonunu kötü etkiler. 


Tanı Koymak;PK'nin tanısının konulması önce hastalıktan şüphelenilmesiyle olur. Özgül bir muayene metodu yoktur. Bu nenden ie gözden kaçırılması olasıdır. Bu ndenle tanı için muayene ve tetkiklerin kombine kullanılması gerekir. Bunlar,

1-FİZİK MUAYENEbazen asit nvya daha büyümüş nodüller ele gelebilse de sıklıkla ileri evre hastalıkları işaret eder.

2-TUMOR BELİRTEÇ TESTLERİ;çok özgül olmasa bile CEA, CA19-9, CA 125 gibi ölçümler kandan yapılabilir.

3-ULTRASONOGRAFİ,bu cihaz asit için iyi ve fakat diğer hastalık özellikleri için pek özgül değildir.

4-TOMOGRAFİ (BT);nodüller büyük ise BT ile bulunurlar. fakat PK da sık olarak görülen nodüller genellikle 1 cm den küçük olduklarında BTnin de duyarlılığı tanı koymada düşer.5-PET-BT;bu tanı yöntemi de daha çok periton zarı dışında organlarda bulunan uzak yayılımların tetkikinde önemlidir. BT de bulunamayan bir PK PET-BT ile de bulunamaz.

6-BİYOPSİ;Şüphe edilen doku veya sıvıdan örnek alınmasıdır. genel anestezi altında ameliyathanede yapılmalıfır. 

7-LAPAROSKOPİ;hem hastalığın görülmesi hem de biyopsi alınaması açısından genel anestezi altında karın içinin kapalı yöntem cerrahi ile girilerek gözlenmesidir.

8-;PATOLOJİÖzel teknikler kullanılarak tümör karakteristiğinin ne olduğu ve yaygınlık durumunun nasıl olduğu değerlendirilebilir.

9-ENDOSKOPİ;eğer PK nedeni sindirim sistemi organlarından birisi olduğu düşünülüyor ise gastroskopi veya kolonoskopi gibi girişimler yapılarak ana kitle görülebilir ve biyopsi alınır. Uygulanmalıdır. 

Tedavi

Onyıl öncesine kadar (günümüzde ise bazı yerlerde hala...) bu hastalar için hiç bir yol yoktu. hastalar ölümün etkisine kapılmış ve aylar içerisinde kaybeilecek olarak görülürlerdi. son 2 dekattır cerrahi ve kemoterapötikler arasında gelişmelerin etkisi ile yeni yaklaşımlar ve tedaviler ortaya çıkarıldı. Böylece umutsuz görülen bu hastaların BİR KISMI İÇİN tedavi hatta kür sağlama şansı ortaya çıktı.

fazlasını öğrenin

Tedavi

Periton Kanseri Tedavisi

PALYATİF (DESTEKLEME) TEDAVİSİ

PK'lı hastaların hepsi için cerrahi ve diğer yaklaşım tedavileri mümkün olmaz. ileri evre ve cerrahi yapılamayacak kadar karın içerisinde yaygın kitlelerin olması durumunda uygulanan tedavi yakalşımıdır.

ASİT ALINMASI: Asit birikimi hem karını büyütecek, gerginlik yapacak hastanın yemek yeme iştahasını kesecek, nefes almasını hem de yürümesini zorlaştıracak durumdur. Bu neden ile karın içerisine bir küçük kateter konularak (yada koulmadan) b asitin boşaltılması işlemi yapılmalıdır.

BARSAK TIKANIKLIĞI İÇİN AMELİYAT: Bas-rsak geçişinde tıkanıklık olunca karında gerginlik, ağrı, bulantı ve şiddetle kusma meydana gelir. Bu tıkanıklık karın içerisinde büyümüş nodüllerden olur. Ayrıca karın içine olan baskının kaldırılması için ameliyat yapılarak barsaklar yeniden cilde ağızlaştırılır (ostomi). Bazen bu durum elvermez. o zaman hastaya "by-pass" yapılır veya ostomi açılır.

BESLENME DESTEĞİ: Karın ağrısı, barsak geçişinde zorluk ve iştah kaybı bu hastalarda kilo kaybı ve "malnutrisyon" denilen beslenme zafiyetini doğuru. Bu durumun bilgili kişiler tarafından değerlendirilerek kötü etkilerini azaltılması gereklidir.

AĞRI GİDERİLMESİ:Ağrının giderilmesi hastanın yeniden iştahasının artması, aktivitesinin kazanılması gibi olumlu etkiler yapar. Bu neden ile önemlidir.

SİSTEMİK TEDAVİNİN ROLÜ

Sistemik uygulanacak kemoterapötiklerin (KT) etkisi hem kanser tipi hem de hasta performansı ile alakalıdır. Örneğin Over kanseri nedeni ile PK olan hasta için KT uygulaması son derece iyi sonuçlar doğurur. Aynı durumu kolon kanserinden gelişen PK hastası için söylemek tartışmalıdır. Böyle hastalar KT ile tedaviye dirençli bir hastalığa sahip olabilir. Eskiden beri bulunarak kullanılan KT ilaçları yerine hedeflenmiş ve ya kişiselleştirilmiş tedavi ve yeni KT ajanlarının veya rejimlerinin kullanılması daha iyi sonuçlar verecektir. 

İki farklı yaklaşım KT tedavisi için vardır denilebilir. İlki sistemik KT dir. Bu tedavi yönteminde klasik KT rejimlerinde kullanılan Cisplatin, Oksaliplatin, 5FU gibi ilaçlar kullnılır. İlaçlar kanser tiplerine göre de değişiklik gösterecektir. 

Yeni geliştirilen ve devam eden Biyolojik veya Hedeflenmiş Tedavi ajanları direk tümör içerisinde canlılığı sağlayan mekanizmalara etkili olurlar. Bunların kullanılması özellikle metastatik kanser türlerinde sık olarak uygulanmaktadır. 

Bu tür onkolojik tedavi ile hastaların bulgularında düzelme ve yaşam sürelerinin uzaması mümkündür. özellikle ülkemizde daha fazla oranda hasta için maalesef durum böyle olmamaktadır. Sistemik onkolojik tedavi yaklaşımı bir onkoloji merkezinde iyi değerlendirilmelidir. Çünkü yan etkileri ve toksisitesi hala üzerinde durulması gereken konudur. 

Onkolojik sistemik tedavi

Onkolog sistemik KT tedavisi vermeden önce meydana gelebilecek olan yan etki ve toksisiteleri bilir ve hasta genel durumunu, performansını, beslenme durumunu ve yaşını dikkate alır. Bu durum ameliyat öncesinde değerlendirilmelidir. Tedavi yaklaşımı klinikler arasında çoklu disipliner yaklaşım gerektirmektedir. 

Sitoredüktif Cerrahi ve HİPEK tedavisi

Hiperthermic Intraperitoneal Chemotherapy (HIPEC)

Cerrahi işlem aşağıdaki adımlardam oluşur;

KARIN İÇİNİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ: Cerrahi başlaması ile tümör nodülleri, büyüklükleri ve işgal ettikeleri yer tam olarak skorlanmalıdır. İlgili oluşturulmuş karın içindeki kanser yayılımını skorlama (derecelendirme) sistemleri vardır. Sonuçları ameliyat yapılıp yapılamama bakımından önemlidir. Çünkü skor ne kadar yüksek olur ise bu tedavi yaklaşımının başarı şansı azalır. Bu skorlama sistemlerinden kullanılanı beklenilen skorun üzerinde ise ameliyat karın içerisinde değerlendirme yapıldıktan sonra bırakılır. Zira fayda/zarar oranı hasta aleyhine düşüktür. Skorlama sistemi her farklı tümör için de farklı hesaplanır. Bu durum ameliyat sırasında kesin olarak,  ameliyat öncesinde yapılan görüntüleme tetkiklerinde ise yönlendirecek düzeyde doğru olarak tespit edilebilir. 

CERRAHİ REZEKSİYON: Bu bölüm karın çerisindeki tün nodüllerin ve kanserin etkilediği bütün organların tamamen veya fonksiyon kaybı az oluşturacak biçinde çıkarılarak geride milimetrik düzeyde yada neredeyse hiç tümör kitlesi bırarkmamak şeklinde bir amaç ile uygulanan cerrahidir. ismi "Sitoredüktif Cerrahi"dir. bu 6-9 saat kadar sürebilir. Daha uzun da şartların durumuna göre gidebilir. Geride bırakılan kanser hücreleri milimetrik seviyede bile olsa bir süre sonra tekrar bölünmeye başlayacaklar ve yeniden nodüler yapılar meydana getireceklerdir. Bu nedenle tümünün tahrip edilmesi gerekir. Bu durum bile bazen yeterli olmayabilir. Tahribatı yapmak için ise karın içinin ısıtılmış kemoterapötik ile belirli bir sürede yine belirlenmiş bir sıcaklıkta istenilen debide sıvı-ilaç solüsyonu kullanılarak yıkanması (HİPEK) gereklidir. 

HİPEK UYGULAMASI: Kanser hücrelerinden geri kalanların tahrip edilmesi maksadı ile uygulanır. HİPEK tedavi yöntemi Mitomicin, Cisplatin, Oksaliplatin gibi KT ilaçların karın içerisine yüksek konsantrasyonda verilmelerini sağlar. Belirli miktarda solüsyon içerisinde karına verilen ialç-sıva karışımı 41-42 C dereceye kadar sıcaklaştırılarak verilir. Bu hal KT ilacın daha derinliğine etki yapmasını sağlar. İşlemi yapacak özel makineler ve sıvı-ilaç karışımını karına verecek tüp sistemlerine ihtiyaç vardır. Resimde görüldüğü gibi bir irtibat makine ve hasta arasında kurulur. sonra belirli debide sıvı-ilaç solüsyonu karın içerisinde dolaştırılır. HİPEK uygulayan merkezlere ve kullanılan ilaçlara göre 30-90 dakika arsında değişen sürede uygulanır. HİPEK Aslında yalnız bu bölümün adı HİPEK olmasına rağmen tüm prosedür aynı isimle anılır. 

REKONSTRÜKSİYON:Cerrahi ve HİPEK işlemi bittikten sonra karın içerisinde bırakılmış bütün barsak uçları ya ağızlaştırılır veya ostomi halinde bağlanır. Kanama kontrol edilir ve sonra drenler yerleştirilerek ameliyat bitirilir. Hasta Yoğun bakımda takip edilmek üzere ameliyathaneden çıkarılır.

Dikkatinize... (Please note)

Bu web sitesinde çeşitli ameliyat resimleri veya video olarak bölümleri vardır. Bu durum rahatsız edici olabilir veya bazı hastalar yada yakınları bilmek isteyebilir. Açıklayıcı bir özellik taşımayan görseller konulmamıştır.      


Some pictures and part of videos to be seen here may be irritating or patients and their relatives want to see them as a part of an explanation of their particular disease. Nothing but illustrative pictures or videos can be placed in here.